Cumartesi

Barış Bıçakçı





"Olur da birimizden biri unuturda gelmezse, diğeri muhtemelen kendisini bu koca dünyada yapayalnız hissedecek, sevilmediğini düşünecek ve şu kasap gani kelimesini kasap cani olarak okuyacak! Yalnızca kederden ağlayacağı, gözleri yaşlı olacağı, bu yüzden tabelayı iyi seçemeyeceği için değil, aynı zamanda unutmak bir cinayet olacağı için." 







"Her şey çok çocukça ve çok keder vericiydi. Aklıma sevdiğim bir romandan bir cümle gelmişti. Kederin bizi başrole taşıdığı, ikimiz dışında her şeyi cılız bir manzaraya dönüştürdüğü o anda, cümleyi yeniden kurdum: Bizim büyük çaresizliğimiz Nihal' e aşık olmamız değil, sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmayışıydı. Asıl çaresizlik buydu."



            İki kitabı da çok sevdim, ama "Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra" yarım adım önde. Filmi çekilebilir mi acaba diye düşündüm durdum. O duyguları yansıtmak çok zor olsa gerek. "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" bu açıdan daha avantajlı. Zaten Cannes Film Festivalinin "Atölye" bölümüne seçilmiş. Çekimleri sürmekteymiş. Filmin yönetmenliğini Seyfi Teoman' yapıyor. Bu Seyfi Teoman' ın ikinci uzun metraj deneyimi olacak. İlk filmi olan "Tatil Kitabı" nda da Barış Bıçakçı' nın parmağı var. Daha izleme şansını bulamadım. Ama okuduğum yorumlar çok olumlu. Bana ödev olsun, izleyip yazacağım. Ondan sonra da "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" i bekleyeceğim. 

Çetin (Fatih Al), Nihal (Güneş Sayın) ve Ender (İlker Asum)

Not:    Barış Bıçakçı okumamı öneren Küçüğe teşekkürler.
Not 2: Büyük sayesinde " Tatil Kitabı" nı izledim, beğendim. Şimdi daha büyük bir hevesle bekleyeceğim " Bizim Büyük Çaresizliğimiz" i.

1 yorum:

littlefish dedi ki...

Öncelikle rica ederim :)
ben de bir süre yere paralel gittikten sonra'yı daha çok sevmiştim, özellikle anlatımına vurulmuştum. ayrıca bu arada kitapta en sevdiğim yerlerden birini kullanmışsın alıntı olarak.

film de artık gösterime girsek de izlesek.